yemekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yemekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Kasım 2013 Pazar

Hatay lezzet turum 2

Bir postumda daha karnınızın acıkacağına bahse giriyorum.Hatay'dan bahsediyoruz yanii:)Kahvaltı faslıyla başlayalım mı lezzet turumuza?Zira sadece kebab,meze kültürü değil kahvaltı konusunda da oldukça iddialıdır Hatay.Kahvaltılık peynir ve zeytinleri gibi benim yine en'lerim arasında olan biberli ekmek ile tavan yapıyor damak zevkiniz.
Biber salçası, peynir, zeytinyağı, susam kekik ve çörekotundan hazırlanan katık gramaj usulü satılıyor, ne kadar istersen torbaya koyup tartılıyor.Tabi bu iş çarşıda böyle.Evlerde herkes kendisi hazırlıyor biberlisini.

Aynı lahmacun gibi, merdane kullanmadan hamur açılıyor ve üzerine bir miktar katık konuyor. Daha sonra odun fırınına atılıp 3-4 dakika pişiriliyor, oluyor sana katıklı ekmek veya başka bir değişle biberli ekmek.Sabah sabah bu da yenir mi demeyin,böyle bir lezzetten bihabersiniz demektir.Biraz acı olmakla birlikte tam bir lezzet küpü. Konsept olarak aynı lahmacun, fakat et yerine peynir var, bir de biber salçası baskın bir şekilde hissediliyor.Acıdan ağzınız mı yandı?

Kolayı var:)Bal kaymak yetişir imdadınıza.Ne kaymak, ne de bal endüstriyel değil, ikisi de köylüden alınmış sütle yapılan markasız. Her ikisinin de ayrı ayrı tadları mükemmel. Daha 5 dakika önce odun fırınından çıkan ekmeklerimizin üzerine sürdüğümüz köy kaymağı ve köy balının tadı kolay kolay bulabileceğimiz bir kombinasyon değil. Kahvaltıdan sonra eritmek için bolca geziyoruz Hatay'ı.Eğer Antakya keşfindeyseniz dönerinden tadmadan gitmeyin derim.Yo yoo bizim bildiğimiz usül döner değil.


Dürüm dönerde en sinir olduğum şey, etlerin önceden kesilip tepside biriktirilmesidir. Sen siparişini verince, 20 dakika önce kesilip soğumuş etlerin üzerine biraz dönerin yağından dökülüp şöyle bir karıştırılır, sonra da o döneri size “Abi daha yeni kestim” diye gazlamaya çalışırlar. Bundan mütevellit İstanbul'da yanına yanaşmadığım dönerciye,Hatay'da paket yakıp götürüyoruz birde:)

Antakya’daki dürümlerin en önemli özelliği lavaşın içine hafif acılı salça sürülmesi. Bu salça size batıda alışkın olmadığınız acı ama ağzınızda hoş duygular bırakan bir lezzet verir.


Nihayet bu kadar işçilikten sonra dürümümüz hazır. İlk lokma sıcak, ikinci lokma sıcak, ve hatta kısa sürede tükenen dürümümün son lokması bile sıcaktı.Hijyenik mi acaba dediğinizi duyar gibiyim,ama lezzet de sokakta saklıdır a dostlar:)

Dürümünüzü acılı istediniz ama fazlamı kaçtı?Hemen yan tarafta duran Vitamin Bar var.Onlarca çeşit yerli ve ithal meyvalar ile hazırlanan meyve sularından şifa niyetine içebilirsiniz. Ustamız senelerdir meyva ihracatı işinde olduğu için çok farklı ülkelerden meyvalar getirtiyormuş. Yemen’den kavun, Kenya’dan mango, Mısır’dan Cavafa gibi çeşitler var.Her gelen ünlüyle adet üzere fotoğraf çekilip gururla da asmış dükkanına.Tv seyrediyor gibi fotolara bakarken hazırlanıyor meyve suyunuz.

Tercihi usta olana bırakıp,içine taze olan ne varsa koy dedim.Kokteylim hazırlandı.Şu kadarını söylemeliyim ;içerken tüm meyvelerın lezzeti adeta ağzımda patlıyordu.

Cık.. bu kez de bitiremedim lezzet turumu.Hatay'da yazılacak bu kadar enfes yemekler varsa bana da yazmak düşer değil mi?En kısa zamanda devamında buluşalım olur mu:)









7 Kasım 2013 Perşembe

Hatay lezzet turum

İnstagram'dan takip edenler daha iyi bilir ki kurban bayramını Hatay'da geçirdik.Eşimin memleketi ve lezzet mekanım olduğundan her defasında daha bir ayrı gidiyorum.
Torosların dağı,taşı,havası bir başka güzeldir.Hele yemekleri ımmm.Gittiğim her mekanda lezzetleri paylaşmak için fotoladım durdum.Biraz geç oldu kabul.Aman ağzımızın tadı bozulmasın bloggerlarım :)
  Antakya'da ilk tercih ettiğim mekana girdik yine.Vazgeçilmezimiz tabii ki kebap ve ızgara oldu.Ama asıl bahsedeğim,mezeleri olacak.Bilindiği gibi Hatay mezeleri ile kebapları kadar meşhur bir şehir. Restorana girdiğinizde muhakkak meze siparişi verilir.Midenin öz suyunu alsın,açlıktan gözler dönmesin diye bizde üç beş meze siparişi verdik.Öyle ki kebap için pek de yer kalmadı:)
Kekik salatasını değil İstanbul’da Ege kıyılarında bile bulmak mümkün değil. Taze taze toplanan kekikler az domates, az da soğan eklendikten sonra limon ve gerçek nar ekşisi ile lezzetlendiriliyor. Üzerine de mis gibi sızma zeytinyağını bastın mı yemede yanında yat.
Humus ise Hatay’ın olmazsa olmazı. Nohuttan yapılan bir meze olduğundan kebaptan önce bizi tıkayacak diye endişe ettiysekte onunda icabına baktık. Kırmızı toz biber ve kimyon hem güzel bir görüntü hem de güzel bir lezzet katmıştı. Üzerine erimiş tereyağı yerine, zeytinyağı konunca gayet hafif olmuştu.Hemen altında gördüğünüz humusu ise evde yaptık.Arap asıllı gelinimiz var.Elticiğim hamarattır,humusunda pirleri.Biliyorsunuz Hatay mutfağı arap notalarıyla bütünleşmiş mutfaktır.
Acaipte güzeldi.Fakat evde yediğim daha da lezzetli geldi bana.
Ardından gelen zeytin piyazı tam bir Antakya spesyali. Hafif domates ve maydanoz ile süslenmiş yeşil zeytinlerin çekirdeği alınmış kaşık kaşık yenmeye hazırdı. Bu arada herkez yemelik zeytini Gemlik, yağlık zeytini ise Ayvalık diye bilir ama Hatay’ın da zeytin ve zeytinyağı konusunda iddialı olduğunu belirtmeliyim.
Muammara ile aram pek yoktur fakat masada kalabalıktık ve herkes aynı zevke sahip değildir...

Ezme salatamız da başarılı mezelerden. Domates, biber, patlıcan ince ince doğranmış sonra da hatırı sayılır miktarda zeytinyağı konmuştu. Eh yanında sıcacık susamlı pide gelince de yememek elde değil.
Bir saati bulan başlangıç faslından sonra bittabii karnımız da gözümüz de doymuştu.

Ama insanın karşısına her zaman tablo gibi içi dışı lezzetli yemekler çıkmıyor.

Tavuk şatomuzu bir güzel fotoğrafladıktan sonra doğum günü pastası kesermişçesine dikkatli bir şekilde dilimlere böldük. Bu sırada ortadan akan peynir, antep fıstığı ve çam fıstığı bir anda herkezin gözlerinin açılmasına, kaşlarının havaya kalkmasına ve derin bir nefes almasına sebep oldu.


Daha iki dakika önce “Ben mezelerle doydum, keşke ana yemek söylemeseydik” diyen ahali(bende dahi) çatalını bıçağını kaptığı gibi tavuğa daldı. Ustamın ellerine sağlık, tam kıvamında pişirilmişti. Izgaracılık ustalık ister, öyle mangala atayım, beş dakka pişireyim değildir ızgara etmek. Eti kurutup suyunu kaçırmayacaksın, hele hele kıyma türü bir etse ortasının pembe kalmamasına dışının da yanmamasına dikkat edeceksin.


Hatay turumuz daha bitmedi,fakat bir posta da sığdıramadım.Takipte kalın:)Henüz künefe,biberli ekmek,tuzda tavuk olayına girmedik bile....





9 Temmuz 2013 Salı

Kuzu Etli Patlıcan

Ramazan ayı geldimi bir koşuşturmacadır başlar.Önce ibadetlerimizi artırır,bedenimize direnmesi için yalvarırız.Misafir telaşı da cabası.Ben artı olarak yemek programlarına bakmaya başlar,netteki yemeklere de bakmaktan ayrıca zevk alırım.
  Bugün bakamayanlar vardır diye Oktay ustanın tarifini paylaşmak istedim.Kimbilir yemeğe gelicek olan misafirleriniz vardır belki.Ben mutlaka deneyeceğim,siz de kaçırmayın derim.
Harika bir görüntüsü var.Eminim lezzeti de öyledir.

KUZU ETLİ PATLICAN


4 bostan patlıcan
450 gr. kuzu eti
2 domates
3 yeşil biber
1 kırmızı biber
1 soğan
2 diş sarımsak
1 çorba k. salça
sıvıyağ
tuz
su
ÜZERİ İÇİN:
domates dilimi
kaşar peyniri


 HAZIRLANIŞI: Kuzu etini kuşbaşı doğruyo
ruz. Tencereye sıvıyağ döküyoruz ve eti soteliyoruz. Soğanı ve sarımsakları küp doğruyoruz. Soğan ve sarımsağı ilave ediyoruz ve kavurmaya devam ediyoruz. Sanı koyuyoruz ve karıştırıyoruz.

Tuzunu atıyoruz. Sıcak suyunu döküyoruz. Kapağını kapatarak pişmeye bırakıyoruz. Patlıcanların kafa kısımlarını kesiyoruz. Kalan kısmını da ortadan ikiye kesiyoruz. Kabuklarını soyuyoruz ve içlerini çok derine inmeden boşaltıyoruz. Yağlanmış fırın tepsisine patlıcanları diziyoruz. İçinden çıkardığımız parçaları da kenarlara diziyoruz.

Önceden ısıtılmış 240 derecelik fırında pişiriyoruz. 1 büyük domatesi soyuyoruz ve küp doğruyoruz. Yeşil ve kırmızı biberleri de küp şeklinde doğruyoruz. Etin pişmesine yakın biberleri ve domatesi ilave ediyoruz. Kapağını kapatarak pişirmeye devam ediyoruz. Suyu kıvamlı bir sos haline gelene kadar pişiriyoruz. Pişen etli harcı patlıcanların içlerine paylaştırıyoruz. Üzerlerine bir dilim domates koyuyoruz. Bir fesleğen yaprağı ve kaşar peyniri rendesi koyuyoruz. Tekrar fırına veriyoruz ve kaşar eriyene kadar pişiriyoruz.

    
   Hepinize hayırlı Ramazanlar diliyorum...

5 Nisan 2013 Cuma

Kimchi

Kore dizi ve filmlerine olan hayranlığım malumunuz.Tabii o filmleri izlerken iştahla yedikleri yemeklerini tadmayı hep istemişimdir.En çok da noodle ve kimchi'yi...So jı sub'um I Am Sorry Ilove You da sevdiğe kıza "neden kimchi yapmadan gittin"demesi yok muydu....İşte sizde kimchi yapmadan bir yerlere gitmeyin dedim ve tarifini buldum hihii:)

KİMCHİ




Malzemeler
5 baş Kore lahanası
2 adet beyaz turp
Bir demet su teresi
2 demet yeşil soğan
2 kase kırmızı toz biber
4 yemek kaşığı tuz
4 yemek kaşığı şeker
5 diş sarmısak
1 kök taze zencefil
1 kase tuzlu karides suyu
 İstenirse taze istiridye
Hazırlanışı
Lahanalar ikiye ya da dörde bölünüp, tuzlanıp 4 saat bekletilir. Turplar dilimlenir ve su teresi 5 cm uzunluğunda kesilir. Yeşil soğanlar ince ince dilimlenir, sarmısak ve zencefil dilimlenir veya dövülür. Tuzlu karides suyu kırmızı toz biberle karıştırılır. Az acılı isteyenler kırmızı biber miktarı azaltabilir. Bu karışıma dilimlenen turplar, su teresi, yeşil soğanlar, sarımsak ve zencefil eklenerek hepsi elle karıştırılır. Lahanalar yıkanarak süzülür. Hazırlanmış olan karışım lahana yaprakları arasına doldurulur. Karışımı lahanaların aralarına iyice yaydıktan sonra her lahana en dıştaki yaprağı ile kapatılır ve bütün lahanalar toprak bir kaba teker teker yerleştirilir. İlk mayalanma için oda sıcaklığında bir veya iki gün bekletildikten sonra buzdolabına konur. Küçük parçalar halinde kesilerek servis edilir.

Bunlarda diğer Kore Lezzetleri...


Bu da meşhur sushi, korede adı kimbab...
İşte buda noodle..Ayy iştahım kabardı şimdi,şimdi onu hüüüp diye çeke çeke yemek vardı.:(

20 Kasım 2012 Salı

Süper Kaşarlı Köfte

Kaşarlı köfte yapımıyla karşınızdayım efeniim:)


Malzemeler

  1. 500 gr.orta yağlı kıyma
  2. 2 dilim bayat ekmek
  3. 1 yumurta
  4. Köfte baharatı,karabiber,tuz
  5. Maydanoz
  6. 2 sarımsak
  7. 1 adet kuru soğan
  8. 100 gr. rendelenmiş kaşar peyniri(içine)
Yapılışı
  1. Ekmeği suda bekletip,fazla suyunu süzelim.
  2. Kıymanın içerisine ekmeği,rendelenmiş soğanı,sarımsağı,yumurtayı,maydanozu ve baharatlarını ekleyip yoğuralım.
  3. Harmanlanmış köftelik malzemeyi,  elimizde açıp içine rendelenmiş kaşar peyniri koyalım.
  4. Fırın tepsisine dizelim.Arzuya göre üzerine domates dilimi ve biber koyabilirsiniz.
  5. Fırından çıktıktan sonra sıcak servis yapmayı unutmayın..
Afiyet olsun:)


3 Eylül 2012 Pazartesi

Kıymalı Yumurta Tarifi



Malzemeler:

4 Yumurta
200 gr.Kıyma
1 adet kuru soğan
Tuz,Karabiber

Yapılışı

  1. Az miktarda sıvıyağ koyduğumuz tavamıza küp küp doğranmış soğanımızı alıp,pemebeleşene kadar kavuralım
  2. Kıymayı ilave edip kısık ateşte tane tane olana kadar çevirelim.
  3. Tuzunu ve karabiberini ekleyelim
  4. En son yumurtaları kırıp,sarılarını karıştırtadan kısık ateşte pişirelim.

2 Eylül 2012 Pazar

Pazar brunch'ımız...

Hafta sonu, annemlerle hep beraber kahvaltı yapalım dedik.Ama sade kahvaltı olmazdı,işin içine  hamur işi  girmeliydi...E ortaya da haliyle brunch fikri çıkmış oldu:))


Herkese iyi pazarlar...

Menümüz

Kıymalı Yumurta
Havuçlu Elmalı Cevizli Kek
Yulaflı Kurabiye
Pizza
Patates Kızartması

6 Ağustos 2012 Pazartesi

Mmmm Mantı


Bol tereyağlı enfes lezzet.En sevdiğim yemekler arasında başı çeker mantı,tabii kebap tan sonra:)
Geçenlerde annemlerle hep beraber yapıp,afiyetle yemiştik:(
Şimdiye nasip oldu paylaşmak
 Ama bu benim için pek iyi olmadı sanırım görüntüsü beni benden aldı yanii:))
Bilmeyen yoktur tarifini,bu yüzden paylaşmayacağım.Ramazanda yemeden geçmeyin derim ben.

1 Ağustos 2012 Çarşamba

GÜNÜN YEMEĞİ-ALİ NAZİK


Malzemeler

  • Yarım kilo patlıcan
  • 500 gr.yoğurt
  • 4 diş sarımsak
  • 1 adet kuru soğan
  • 250 gr.kıyma
  • Tereyağı veya sıvıyağ
  • Salça
Yapılışı
  • Kuru soğan küp şeklinde doğranır.Tereyağında kıyma ile birlikte suyunu salıp çekene kadar kavurulur.Daha sonra salça eklenir.
  • Patlıcanlar ocakta közlenir ve soyulup ince ince doğranır.
  • Sarımsaklar havanda dövüldükten sonra yoğurtla karıştırılır.
  • Servis yapılacak kaba önce patlıcanlar,üzerine yoğurt son olarak ise kıyma harcı dökülürek servis yapılır.

25 Temmuz 2012 Çarşamba

Yufkalı Patlıcan Yemeği

Dün iftar için değişik birşeyler yapmak istedim,aklıma bu yemek geldi.Farklı bir sunumu ve lezzeti var bu tarifin.Patlıcan yemeklerini zaten çok severek yeriz ,ama böyle daha bir keyifli oldu anlayacağınız.)Tarifimize gelecek olursak

YUFKALI PATLICAN YEMEĞİ




Malzemeler

  • 2 adet yufka
  • 1 kilo patlıcan
  • Köftesi için;
  • 400 gr.kıyma
  • 1 kuru soğan
  • Bir tutam maydonoz
  • 2 yemek kaşığı galeta unu
  • Tuz,karabiber,kimyon

Yapılışı

Patlıcanları uzun şeritler halinde dilimleyip yarım saat tuzlu suda bekletelim.Sonra acı suyunu döküp,kurulayalım. Patlıcan dilimlerini kızgın yağda kızartalım.Yufkamızı serip baş tarafından dört parmak kadar katlayalım.Baştan başlayarak yufkasının ortasına gelene kadar yanlamasına patlıcan dilimlerini dizelim.Bir taraftanda köftesini hazırlayalım,uzun rulo halinde yapıp yufkanın baş kısmına gelicek şekilde dizelim(patlıcanların üzerine).Sonra yufkanın kenarlarından katlayıp,sıkıca bir rulo yapalım.Yaklaşık üç parmak kalınlığında yufkalarımızı kesip,sıkı sıkıya tepsiye dizelim.Bu şekilde başka hiçbir işlem yapmadan fırına verelim.Kızarınca alıp,ister domates sosuyla isterseniz yoğurtla servis yapabilirsiniz.Afiyet olsun..


 

sema'nın günlüğü Template by Ipietoon Blogger Template | Gift Idea